Archive for September, 2005

HBB’deki bir belgeselden

Monday, September 19th, 2005


Yine çok uzun zaman önce, ben lisedeyken - yani yaklaşık bir on yıl önce – HBB’de saat 18.00 sularında yayımlanan çevre temalı bir program vardı. Sarışın bir bayan sunardı bu programı. Programın adını hatırlamıyorum maalesef.

İşte bu parça o programın açılış ve kapanış müziği olarak kullanılırdı. Tekrar eden piyano partisyonları ile dikkat çeker. Yanni, bu formu Marching Season ve Nostalgia adlı eserlerinde de kullanmıştır. Butterfly Dance adlı bu parça Marching Season’a çok benzemektedir. İkisini de tavsiye ederim. Butterfly Dance, Port of Mystery adlı albümde, Marching Season ise Devotion adlı albümünde ya da Yanni Live at the Acropolis’in VCD’sinde (müzik CD’sinde yok!) bulunabilir.

DİNLE

Eski bir Beko reklamından

Saturday, September 17th, 2005


Bundan tahminimce en az bir on yıl önce, Beko’nun bir reklamı vardı. Aslında bir değil de iki Beko reklamı var kafamda o dönemden.

Bir tanesinde astronot kıyafetli sarışın bir çocuk, önünde televizyonlardan oluşmuş dev bir küre vardı ki dünyayı temsil ediyor. Çocuk elindeki kumandanın tuşlarına basardı ve kumandadan kırmızı ışınlar gidip televizyonları açardı. Çocuk da gülmeye başlardı.

Diğer reklam filminde yine bir dünya, ama bu sefer bildiğimiz haliyle, dev bir fırının içine girerdi (!).

Ne yazık ki tam olarak hatırlayamıyorum bu müzik hangi reklama aitti, yoksa ikisinde de mi çalardı? Bilen biri varsa lütfen yorum yapsın bu yazıya, öğrenmiş olalım, minnettar kalalım kendisine.

Her neyse, Rocky III filmini izlemiş olanlar hatırlarlar hemen bu parçayı. A Takımı (A Team) dizisinden tanıdığımız Mr. T (A Takımı’ndaki adı B.A. idi), Rocky ile filmin sonunda yaptıkları maçta çalardı bu parça.

Parçamızın adı Conquest, bestecisi ise Bill Conti. Conti, Rocky I, II ve III yanında yanında örneğin Karate Kid, Kainatın Hakimleri (Masters of the Universe) filmlerinin ve bazı dizilerin müziklerini yapmıştır. Rocky müziklerinden Rocky I için yaptığı Going the Distance da kesinlikle dinlenmesi gereken bir diğer Bill Conti parçası.

DİNLE

Reklamlardan

Friday, September 16th, 2005


Bu parça da çok çalardı ekranlar ve radyolarda. Şu anda tek hatırladığım TGRT’de yayımlanan Kia reklamında kullanıldığı.

Tam bir elektronik müzik eseri. Ve elektronik müziğe az da olsa ilgi duyanlar parçanın Jean Michel Jarre’a ait olacağına tahmin edebilirler. Parçanın adı Magnetic Fields 2 (Les Chants Magnetiques 2). Bu parça Jarre’ın en iyi parçalarından biridir ve belki de bu nedenle Jean Michel Jarre’ın aynı adlı albümünün – Magnetic Fields (Les Chants Magnetiques) – yanında, tüm konser kayıtlarında ve derleme albümlerinde - farklı düzenlemeleri ile - bulunabilir.

DİNLE

Adiemus

Thursday, September 15th, 2005


Bu parça yanılmıyorsam British Airways reklam müziği olarak bestelenmişti. Bu reklam Türkiye’de yayımlandı mı bilmiyorum. En azından ben izlemedim. Daha sonradan öğrendim bu parçanın reklam için bestelendiğini. Reklam müziği olarak yayımlandıktan sonra herkesin dikkatini çekiyor ve Adiemus projesi gitgide büyüyor.

Etnik ya da dünya müziği olarak adlandırılabilecek bir eser. Kadın vokalleri için yazılmış bir parçadır. Anlamsız ya da benim anlamadığım şu sözlere sahiptir.

ariadiamus late ariadiamus da
ari a natus late adua

a-ra-va-re tu-e va-te
a-ra-va-re tu-e va-te
a-ra-va-re tu-e va-te la-te-a

ariadiamus late ariadiamus da
ari a natus late adua

a-ra-va-re tu-e va-te
a-ra-va-re tu-e va-te
a-ra-va-re tu-e va-te la-te-a

a-na-ma-na coo-le ra-we
a-na-ma-na coo-le ra
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la…
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la……..
ah-ya-doo-ah-eh
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la…..
a-ya-doo-ah-eh…
a-ya doo a-ye
a-ya doo a-ye

****
a-na-ma-na coo-le ra-we
a-na-ma-na coo-le ra
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la…
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la……..
ah-ya-doo-ah-eh
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la…..
a-ya-doo-ah-eh…
a-ya doo a-ye
a-ya doo a-ye

a-ri-a-di-a-mus la-te
a-ri-a-di-a-mus da
a-i-a na-tus la-te a-du-a.

a-ra-va-re tu-e va-te
a-ra-va-re tu-e va-te
a-ra-va-re tu-e va-te la-te-a.

a-na-ma-na coo-le ra-we
a-na-ma-na coo-le ra
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la…
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la……..
ah-ya-doo-ah-eh
a-na-ma-na coo-le ra-we a-ka-la…..
a-ya-doo-ah-eh…
a-ya doo a-ye
a-ya doo a-ye

ya-ka-ma ya-ma-ya-ka-ya me-ma
a-ya-coo-ah-eh mena
ya-ka-ma ya-ma-ya-ka-ya me-ma
a-ya-coo-ah-eh mena
ya—-ka–ma me–ah
a-ya-coo-ah-eh mena
ya—-ka–ma me–ah

(eksisozluk’ten)

Bu parça sonraki yıllarda alıp yürüyecek olan Adiemus serisinin Songs of Sanctuary adlı ilk albümünün Adiemus adlı açılış parçası. Dediğim gibi parçada en baskın unsur vokaller. Ana vokaldaki o çoşkun sesin sahibi ise Miriam Stockley. Bu ses bir insandan mı çıkıyor diye düşünmüştüm ilk dinlerken. Bu sesten başka var mıdır dünyada merak ediyorum. Dinlemek isterseniz işte resmi sitesinden ses örnekleri.

Bu işin yaratıcısı ise Karl Jenkins. Diyor ki Jenkins resmi sitesinde , “Adiemus’un sözleri, kelimeleri enstrüman olarak görerek fonotik olarak yazılmıştır. İnsan sesi en eski enstrümandır ve sözlerin bu durumu bozmasını önleyerek, evrensel ve zamandan bağımsız bir biçim yaratmayı umduk. Adiemus kelimesi insanları bir araya getirmek için uygun bir kavram olduğunu hissettiğim “yakınlaşacağız” anlamına gelmektedir.”

Kesinlikle dinlenmesi gereken bir albüm. Daha sonraki albümlerde yer yer vokallerin, yer yer senfonik öğelerin baskın olduğu çalışmalar yaptılar. Ama ilk albümün tadı bir başka.

DİNLE

1492 – Conquest of Paradise

Wednesday, September 14th, 2005


Bu parça pek çok yerde duyulabilir, net bir yer aklıma gelmiyor şu anda. Mahsun Kırmızıgül bile bu parçanın girişini bir şarkısına koymuştu. Düşünün yani nerelere kadar gitmiş bu parça. Vokal ile başlayıp ilerledikçe coşan harika bir parça.

Yunan newage üstadı Vangelis’in 1492 – Conquest of Paradise adlı film için bestelediği müziklerden bir tanesi. Film ile aynı adlı albümden Conquest of Paradise adlı parça. Bu albüm çıktığı yıl çok satanlar listelerine girmişti. Baştan sona her parçası dinlenebilen enfes bir albüm. Albümü takın ve ilk parçadan son parçaya kadar kesintisiz dinleyin. Vangelis’in en iyi bestesi bu albümde olmayabilir ama toplamda en iyi albümü budur bence.

DİNLE

Show TV’den

Tuesday, September 13th, 2005


Bir kaç yıl önce Reha Muhtar’ın hareketlerinin çığrından çıktğı bir dönemde Show TV’de “Reha Muhar 1 numara. Yabancılar bu adamın belgeselini yapıyorlar. Kim tutar bu adamı?” vs. bir tanıtım spotu vardı. Bu spotta fon müziğiydi bu parça.

Orkestral bir parçadır. Adı Hummell Gets The Rockets. Bakır üflemeliler yanında vurmalılar da gayet baskındır parçada (Tanıtım spotunda bu parçanın hepsi kullanılmamış, içinden bir kısım alınmış. Üflemeliler ve vurmalar hakkındaki yorumum parçanın bütünü içindir, sadece bu kısım için değil ). Nicolas Cage ve Sean Connery’nin oynadıkları The Rock (Kaya) adlı filim soundtrack albümündendir. Bestecisi Hans Zimmer. Film müziği alanında hızla yükselen bir isim. Gladiator (Gladyatör) filminin müzikleri en bilinen eserleri arasındadır. Fakat bence en iyi eseri The Rock (Kaya) filmine yaptığı müziklerdir. Zimmer yapacağını yapmıştır bu albümde ve her parçası muhteşem olan bir albüm ortaya çıkarmıştır. Aslında spotta kullanılan kısım filmin diğer müziklerinde de duyulabilir.

The Rock filminin soundtrack albümünü müzik marketlerden, yok olmadı internetten bulabilirsiniz (ben müzik marketlerde bulamamıştım mesela).

DİNLE

Carmina Burana - Carl Orff

Monday, September 12th, 2005


Bu parçanın adını bilmeyen çoktur ama duymamış kimse yoktur herhalde.

En kolay hatırlanacağı yer Reha Muhtar’ın yıllar önce hazırlayıp sunduğu “Ateş Hattı” adlı programıdır herhalde. Ama Ateş Hattı dışında da o kadar çok yerde kullanılmıştır ki bu eser. Bilimum reklam ve jenerik müziği olarak karşımıza çıkabilir.

Güçlü bir koronun seslendirdiği o meşhur kısım insanı gaza getirir daima. Davullar, koro, ziller vs. zincirlerden boşalıveren, dinginlenemez bir taşkın getirir akla.

Adı Carmina Burana, bestecisi ise Carl Orff. Carmina Burana adlı dev eserin ufak bir parçasıdır bizim bildiğimiz o meşhur kısım.

Carl Orff Carmina Burana CD’si pek çok müzik markette bulunabilir.

DİNLE

HALICI-midi Bilgisayarla Beste Yarışması

Monday, September 12th, 2005

Halıcı Beste Yarışması’nı duymuş olabilirsiniz. HALICI-midi Bilgisayarla Beste Yarışması her yıl düzenleniyor ve her yıl ayrı tema seçiliyor. Ben 2002, 2003 ve 2004 yıllarında düzenlenen ve temaları sırasıyla Anadolu, Değişim ve Aşık Veysel olan üç yarışmada finale kalan eserleri indirdim. İçlerinde harika parçalar var. Bilgisayar tabanlı bir yarışma olduğu elektronik müzik kıvamında bu eserler.

Buraya örnek koymuyorum, zira yarışmanın resmi sitesinden istediğiniz yıla ait finale kalmış eserlerini indirme imkanına sahipsiniz. Enstrümental çalışmalardan hoşlananlar için tavsiye ederim HALICI-midi Bilgisayarla Beste Yarışması eserlerini. 2002 yılından Üç Deniz (Murat Köselioğlu ) ve Göz Bahane Işık Düşerse Gönüle (Murat Köselioğlu) çalışmalar benim en beğendiklerim arasında. Bence dinleyin, farklı tatlar yakalayabilirsiniz.

Demirkırat

Sunday, September 11th, 2005


Fahir Atakoğlu’nun en bilinen bestesi budur herhalde. (ya da 12 adlı parçası ki Sertap Erener’in Lâl adlı parçasının müziğidir aynı zamanda) Bu parçayı Demirkırat belgeseli için bestelemiş Atakoğlu. Mehmet Ali Birand ve Can Dündar belgeselleri ile 90′lı yıllarda görünmeye başlamıştır ya da en azından benim ilgimi o zamanlar bu belgeselleri seyretmem nedeniyle çekmiştir. Ayrıca Mithat Bereket’in Pusula adlı programının jenerik müziğini bestelemiş. Bu belgesel müziklerini topladığı albümü dışında başka albümleri de vardır.

Burada örneğini verdiğim parça Cumhuriyet’in 75. yıl dönümü kapsamındaki etkinler çerçevesinde verilen konser kaydından. Sitesinde bu albümün adının First of All - Fahir Atakoğlu yazıyor ve diyor ki Atakoğlu bu albüm için “Konserde Türkiye’nin işgal altından günümüze kadar gelişini müzik ve görsellikle anlatmaya çalıştık.”

Demirkırat, Oniki, Medcezir orkestra ile çalınınca harika olmuşlar. Bunun dışında dikkatimi çeken bir parça da Ana. Medcezir ile aynı melodiye fakat farklı yorumlamalara sahip. Orkestral eserlerden hoşlanıyorsanız mutlaka dinleyin derim.

DİNLE

Jivaeri

Sunday, September 11th, 2005


Sitede Yanni’nin jeneriklerde kullanılan müziklerinden bahsetmiştim (First Touch ve Quiet Man). Yanni’nin eserlerinin bir kısmı piyano tabanlı romantik eserlerden, bir kısmı newage formatına daha yakın elektronik müzik eserlerinden ve Tribute ve Live at the Acropolis (her ne kadar bu albüm yeni bestelerden oluşmasa da mühtiş orkestrasyon için kesinlikle dinlenmelidir) albümleri de orkestral parçalardan oluşur.

Yanni Ethnicity adlı albümü ile değişik bir tarz deniyor ve adından da anlaşılabileceği gibi etnik müzik ağırlıklı bir albüm ortaya koyuyor. Yanni’nin eserlerini takip edenler için – özellikle de newage formatındaki albümleri, örneğin Out of Silence ve kısmen de Optimystique – tanıdık bir melodik hava vardır. En önemli fark parçalarda vokal kullanılıyor olması.

Albümden Rites of Passage, For All Seasons ve Jivaeri (Jiva-eri, örneği olan parça) özellikle dinlenmesi gereken parçalardan.

Yanni’yi tanımak için doğru albüm mü derseniz, cevabım hayır. Bir Out of Silence, bir Reflections of Passions ve üstüne bir de Yanni Live at the Acropolis tavsiye ederim. Ethnicity ise tipik bir Yanni albümünden ziyade etnik müzik ve newage karışımı bir albüm ama yine de bir dinleyin derim.

DİNLE